Orta Karadeniz gezisi (Amasra – Sinop – Samsun)


Eylül başında tek başıma yapmış olduğum bu gezinin raporunu vakit darlığından dolayı ancak yazıp yayınlayabildim. Türkiye’nin tüm sahil şeridini motorla gezme projesi dahilinde eksik kalmış olan ve uzun zamandır gezmeyi planladığım Amasra – Samsun arası seyahat için nihayet fırsat bulabiliyorum. Sabah erkenden Bursa’dan yola çıkıyor ve Yenişehir, İznik, Mekece, Adapazarı, Düzce, Bolu, Yeniçağa, Mengen, Bartın üzerinden Amasra’ya doğru ilerliyorum. Bu kısımlarda pek anlatılacak bir şey yok, ya da amacım bir an önce sahil şeridine ulaşmak olduğundan fazla dikkat etmedim. Amasra’ya nihayet ulaşıyorum. Ben doğu tarafından giden yolu tercih ettim. Yaklaşırken manzara böyle

DSC03360

Rezervasyon yaptırmadım, kısa bir araştırma sonrası bir otele yerleşiyor ve kendimi dışarı atıyorum.

Kaldığım tesisin önünden manzara bu

DSC03365

DSC03366

Amasra çok kalabalık ve rezervasyon yaptırmadığım için tesisin biraz yukarıdasındaki bungalovlarında yer bulabildim

DSC03367

 

Hemen fotoğraf çekelim

IMGP4473

IMGP4490

Renkli Amasra geceleri

IMGP4497

DSC03369

DSC03371

İlk gün gittiğim yol şu şekildeydi

haritaguumln1

Sabah erkenden Cide’ye doğru yola çıkıyorum; manzara harika. Bir tarafta Karadeniz, bir tarafta orman. Yamaçlarda uzanan kıvrımlı yollar zaman zaman sahilden uzaklaşıp iç kesimlere yöneliyor ancak hemen sonra kendinizi yine denizin kenarında buluyorusunuz.

DSC03373

DSC03375

DSC03376

DSC03377

DSC03380

DSC03381

DSC03382

Verdiğim molalarda çevredeki doğal güzelliklerden bol bol faydalanıyorum :)
DSC03386

DSC03383

Tadı nefis. Karadeniz bölgesinde pek çok yerde yol kenarlarında yabani böğürtlene (hatta mevsimine denk gelirseniz küçücük ama enfes yabani çilek) denk gelirsiniz. Karayolu kenarında egzoz gazına maruz kalmış meyvelerin sağlığı tartışılır elbette.

DSC03388

DSC03389

Yol üzerinde Gideros koyu ve ardından Cide ve uzuuuuun sahili…

DSC03392

DSC03395

DSC03399

Cide sonrası İnebolu yolu; viraj, viraj, ve yine viraj…

DSC03402

DSC03403

DSC03404

Yol kenarında, leziz. Böyle yol kenarlarında yabani meyve çok…

DSC03405

İncirin tadına baktıktan sonra  yola devam

DSC03406

Uzun virajlar sonrasında nihayet İnebolu’dayım. Yolun önemli bir kısmı mıcırlı olduğundan yavaş gitmek zorunda kaldım. Bu da bitmek bilmeyen yollar demek… İnebolu Öğretmenevine yerleştikten sonra keşfe çıkıyorum. Önce genel hatları ile şehre bakmak ve Karaca kafede bir mola vermek için Karaca mahallesinin bulunduğu tepeye gidiyorum. Ne yazık ki işletmecisi rahatsız olduğundan kapalı, geçmiş olsun dileklerimle ayrılıyorum.

DSC03410

Keşfe devam edelim. Irmak tarafından ikiye bölünmüş İnebolu. Irmağın iki tarafında da tepeler var. Karaca mahallesinin olduğu tepeden ayrılıyor ve nehrin diğer tarafındaki tepeye yol alıyorum, manzaranın güzel olabileceği umuduyla; manzara bu…

DSC03412

DSC03413

DSC03414

Motoru öğretmenevine bırakıp keşfetmeye yaya devam ediyorum. İnebolu Kurtuluş Savaşı sırasında Anadolu’ya cephane ikmal noktası olmuş. O tarihlerde liman olmadığından cephane gemilerden sandallarla sahile, oradan da omuzlarda, kağnılarda, at arabalarında cepheye 3 yıl boyunca taşınmış ve Türkiye Cumhuriyeti’nin ilanından sonra İnebolu’nun Beyaz Şeritli İstiklal Madalyası ile ödüllendirilmesi kararlaştırılmış (T.B.M.M.- 9 Nisan 1924)

DSC03415

DSC03417

İnebolu’da çok sayıda aşı boyalı ev var, bir kısmı restore edilmiş. Bu evleri görüp fotoğraflarını çekmek için başlıyorum sokaklardan yukarı doğru tırmanmaya, bu arada pembe köşkü soruyorum.

DSC03418

DSC03419

DSC03420

Kimi evler de boyasız
DSC03426

DSC03427

DSC03428

DSC03430

DSC03431

DSC03432

DSC03433

DSC03435
IMGP4509

Sonunda Pembe Köşk’e ulaşıyorum. Önceden sahiplerinin ziyaretçilere karşı çok konuksever olduğunu okumuştum. Köşke vardığımda terasta çay içmekte olan köşkün sahibesi Cemile Hanım ve kızları ile tanışıyorum.

IMGP4511

Gerçekten de yazılanlar kadar misafirperver olduklarına şahidim. Kendileri ile kısa bir sohbet ediyoruz; bahçeleri gezmem ve fotoğraf çekmem için izin veriyorlar. Kendilerine selam ve teşekkürlerimi iletmek isterim. Köşk ve yamaç boyunca teraslar şeklinde düzenlenmiş ve restore edilmiş bahçeleri, işte fotoğraflar…

IMGP4591

IMGP4512

IMGP4517

IMGP4518

IMGP4519

IMGP4522

IMGP4523

IMGP4525

IMGP4527

IMGP4530

IMGP4534

IMGP4537

IMGP4542

IMGP4543

IMGP4547

IMGP4560

IMGP4568

IMGP4573

IMGP4579

IMGP4580

IMGP4581

IMGP4586

IMGP4587

IMGP4590

Pembe köşkü gezdikten sonra sokakları keşfe devam ediyorum

IMGP4596

IMGP4602

IMGP4608

IMGP4612

IMGP4618

IMGP4627

IMGP4635

IMGP4645

İkinci gün gittiğim yollar şu şekildeydi; bakmayın böyle yakın göründüğüne. Bol virajlı ve yorucu bir yoldu.

haritaguumln2

İnebolu’nda geçen gece sonrası sabah erkenden yola çıkıyorum.

DSC03439

Abana, çatalzeytin, Türkeli, Güzelkent sonrası bir tarafı orman, bir tarafı deniz virajlı yol sahilden uzaklaşıp bir tarafı orman, diğer tarafı da orman virajlı yol halini alıyor. Sinop’a ulaşmadan planımda Ayancık ilçesi İnaltı köyünde bulunan İnaltı mağarası var. Mağara olmadan asla… Ana yoldan çıkıyor ve güneye yöneliyorum, dağların, ormanların, vadilerin içindeki ıssız bölgelere doğru…

DSC03442

DSC03448

Taa karşı tepede evler var, yürüyerek ne kadar sürer acaba? ve her zamanki sorum… Ayu vaaa mı ayuuu?

DSC03450

DSC03456

DSC03470

Toprak yol da taşlık bir hal almaya başladı iyi mi

DSC03457

DSC03458

Küçük bir akarsu; şelalesiyle yolu kesiyor

DSC03473

Karşıda yüksekte büyük bir kaya var. İyice yaklaştıktan sonra kayanın altında bulunan ve adını İnaltı mağarasından alan İnaltı Köyü’ne varıyorum (yoksa mağara mı köyden adını almıştı ? köy mağaranın yani inin altında, köyün adında mağara var ama mağara ismi köy ile aynı – neyse kafam karıştı….) Köyden sonra yola devam ederek mağaranın bulunduğu bölgeye geliyorum

DSC03468

DSC03459

DSC03461

DSC03463

Park yerinden mağaraya uzunca bir tırmanış var

DSC03465

DSC03466

DSC03464

Nihayet mağaraya vardım. Fotoğraf makinesini çıkarma zamanı…

IMGP4654

IMGP4656

IMGP4659

IMGP4660

IMGP4663

IMGP4667

IMGP4672

Bir bölümden sonra mağarada ışıklandırma yapılmamış. Yürümek için taştan yapılan yol da sona erdiğinden zemin epeyce kaygan çamur ile kaplı. İlerlemeye çalışıyorum ancak ne önümü görebiliyor ne de yere sağlam basabiliyorum. Bünye ve ekipman sağlığı açısından daha fazla ilerlememek en iyisi olacak. Kim bilir neler kaçırıyorum… :(

Mağaradan ve İnaltı köyünden ayrıldıktan sonra kısa bir süre de olsa yanlış yola sapıyorum. Neyse ki hemen fark edip geri dönüyor ve doğru yolu buluyorum. GPS ‘e bağımlı olmayı sevmemenin zararı sanırım. Gerçi bu yollar da kayıtlı mı şüpheliyim…

Aynı yollardan geri dönüp tali ve toprak yollardan asfalt yola çıkıyorum. En azından bazı yerlerde de olsa tabela, zaman zaman da yol soracak insanlar var. Otmanlı köyünden sonra da anayol. Sonra Pazarcık ve Ayancık. Motosiklet ile ülkemizin pek çok yerinde 60.000 kilometreden fazla yol aldım. En çok keyif aldığım yerler belki Kalkan – Kaş- Finike yolu, Safranbolu – Eflani – Daday yolu ise bir diğeri de Ayancık – Sinop yoludur. Pürüzsüz kiremit rengi asfalta sahip açık virajları ile motosiklet kullanmanın keyfine en çok varabileceğiniz bir kaç yerden biridir. Sinopa nasıl ulaştığımı bile bilmiyorum. Ön tekerden bir kesit (değişim zamanı gelmiş galiba)

DSC03475

Sinop’a ulaştıktan sonra ilk hedefim tarihi kapalı ceza evi. İnsan burada klostrofobik oluyor. Benim için sıkıldı. İçinizi karartmak gibi olmasın…

DSC03480

DSC03484

DSC03493

DSC03491

DSC03496

DSC03498

DSC03501

DSC03503

DSC03508

DSC03512

DSC03515

DSC03516

DSC03518

DSC03520

DSC03522

DSC03525

DSC03530

DSC03531

DSC03532

DSC03536

DSC03539

Bunun içini çekemedim çünkü içerisi zifiri karanlık, telefonun flaşı da kâr etmedi

DSC03553

Burayı gezmek içimi karartsa da ilginç bir tecrübe oldu. Hemen çıkıştaki bahçeden de bir fotoğraf

DSC03557

Vakit kaybetmeden rotamı Hamsilos’a çeviriyorum. Yolda ve ulaşınca şunları çektim
DSC03558

DSC03561

DSC03570

DSC03571

DSC03572

DSC03573

DSC03574

DSC03579

DSC03583

DSC03587

Buradan ayrıldıktan sonra hemen yakındaki İnceburuna gidiyorum. Yakın dediysem giderken yanlış yollara sapmayacağım anlamına gelmiyor tabi :D Anadoluda buradan kuzeyi yok ( trakyadaki en kuzey noktaya yaptığım seyahate buradan ulaşabilirsiniz) Burunda bir de deniz feneri var. Telefonla bir kaç fotoğraf çektim
DSC03593

DSC03597

DSC03603

DSC03601

DSC03610

DSC03611

Sinop’dan ayrılıp Samsun’a doğru ilerlemeye başlıyorum. Akşam oldu, hava kararmaya yüz tuttu. Sinop’a gelirken gittiğim keyifli yoldan eser yok. 6 şeritli karadeniz sahil yolu, sıkıcı. Hava karardıktan sonra Samsun’a ulaşıyorum.

İkinci gün gittiğim yollar şöyle

haritagun3

Samsunda geçirilen birkaç gün…
DSC03616

DSC03617

DSC03619

… sonrasında sabah saat sekiz suları Bursa’ya doğru yola çıkıyorum. İznik’e ulaştığımda akşam beşi geçiyordu. İznik gölü kıyısındaki çay bahçesinde mola verdiğimde garson ile şöyle bir diyaloğumuz oluyor:

- Gazoz var mı
- Gazoz yok efsane var
- Anlaştık :)

(eee burası Bursa ne de olsa, anavatanı)

Bursaya ulaştığımda çok yorgundum. Orta karadeniz gezisi kısaca buralarda geçti

haritatoplam

Bu gezide toplam 1856 kilometre yol aldım. Orman, sahil, dağ, asfalt, toprak, otoban, mıcır, viraj, düz… Hemen her tür yoldan gittim. Yorgunluk bir kaç gün sürdü, epeyce motora binemedim. Uzun süre de gezinin notlarına zaman ayırıp yazamadım. Mazeret mi? Elbette, yoğunluk çoktu; nışan, düğün….. :)

Sevgiyle kalın…

  1. #1 by serdar köseoğlu on 13 Nisan 2015 - 21:55

    Semih abi merhaba. Orta karadeniz turunun tamamını inceledim. İmrendim. Tura tek başına çıktığını bilmiyordum, iyi cesaret. İlk fırsatta benim de bi karadeniz turuna çıkmam lazım, yoksa motosiklette kilometre yapamıcam. Kazasız belasız sürüşler :)

  2. #2 by Ekrem Toprak on 19 Ağustos 2016 - 15:57

    Semih Bey
    Gençligimi Hatırladım…Şu andaben 69 Eşim 72 Yaşında… Bu tarafa hiç gitmemiştim… Araba ile gitmeyi düşünüyorum. Ama Amasra Sinop arası yol beni korkutuyor…Belki güzelliklerden fedakarlık edip daha güvenlikli bir yol secerim… Gezmeniz görmeniz bol olsun..
    Selamlar..

  3. #3 by Semih Serbest on 22 Ağustos 2016 - 12:30

    Ekrem Bey merhaba.
    Araba ile gitmek motosikletle gitmekten mutlaka daha kolay olacaktır. Alınacak mesafeyi daha fazla bölmek her gün başına alınacak mesafeyi de azaltabilir (Amasra – Cide -İnebolu’da birer gün gibi…) Ne var ki otomobille de olsa düşük hızda ve küçük viteste gitmek gerekebilir. Mıcırlı kısımların güncel durumunu bilmiyorum. Çok güzel bir coğrafya, görmenizi dilerim. Kararınızı ve giderseniz çektiğiniz fotoğrafları merekla bekliyorum, sevgiyle ve sağlıcakla kalın.

(yayınlanmayacak)