Simit


2008 yılında yaptığım küçük turun özetidir

“21 haziran 2008 cumartesi öğleden sonra. Tam gün olmasa da yorucu bir gün, iş çıkışı ne yapsak? Canım da öyle bir simit çekti ki… Tabi ki bir Ankaralı olarak; Ankara simitinin yerini hiç bir şey tutmuyor benim için. E ne yapmalı? Taya bakıyorum, Hazırlanmış bile “haydi Ankaraya gidelim diyor”. Cumartesi saat 14.30 gibi atlıyorum Tayın sırtına.

DSC00926

E baba ocağına eli boş gitmek olmaz tabi. Bursanın nesi meşhurdu?

E baba ocağına eli boş gitmek olmaz tabi. Bursanın nesi meşhurdu?

Eskişehirden Ankaraya gitmek çok sıkıcı, Mezitler dışında. O da zevkine varamadan bitiyor zaten. Yol tek düze ve rüzgarlı.

DSC00929

DSC00931

Saat 19:15 gibi evimdeyim. Gece sohbet, uyku derken sabah oluyor. Evin balkonuna çıkıyorum.

DSC00935

DSC00936

DSC00937

VEEEEE içeri girdiğimde işte o özlediğim, pazar sabahlarına özel, muhteşem manzarayla karşılaşıyorum…

DSC00934

Pazar öğlen oluveriyor bir anda. Tayı sesi aşağıdan geliyor “Hadi gidelim Hadi gidelim” Bu sefer diyorum; farklı bir rotadan gideceğiz. Ayaş istikametine çeviriyoruz rotayı öğlen vakti.Ayaşa kadar virajlı ancak bir o kadar da mıcırlı ve sıkıcı bir yol bekliyordu bizi, fotoğraf çekmeyi ihmal etmedik. İç anadolunun o kırlarla ekinlerle dolu coğrafyası hiç değişmiyor, Vadiden akan bir nehir, nehirin çevresinde ağaçlar ve evler…

DSC00942

Ayaşta durmadan devam ediyoruz, Beypazarına doğru yol; yine güzelliklerini sergiliyor gözlerimize.
DSC00944

Hakim renk sarı.
DSC00945

Ve Beypazarı. Evleriyle ünlü olduğunu bildiğim Beypazarı’nın Ankara’ya malolmuş tiftik keçisi ve havucuyla da ünlü olduğunu öğreniyorum.

DSC00946

Taş konak diyorlar ona.
DSC00947

DSC00948

Eski evlerin olduğu büyülü sokaklara dalıyorum…

DSC00951

DSC00952
DSC00953
DSC00954

Sokaklarda dolaşırken Beypazarı Kent Tarihi Müzesini görüyor ve hemen içeri giriyorum.
DSC00960

Müze bahçesi ve bahçedeki kağnı
DSC00955
DSC00956

Akşemseddin, Fatih’in hocası, din ve tıp alimi. Beypazarı’lı olduğunu öğreniyorum.
DSC00963

St. Theodor. Antik adı Sykeon olan roma köyünde M.S. 6. yüzyılın sonlarında ve 7. yüzyılın başlarında yaşamış.
DSC00957

Bu da tuğralı ferman.
DSC00961

Eski bir tüfek.
DSC00962

Müzeden kareler… Tiftik keçisi, ibrik, kartal başlı vazo, nostaljik berber, fotografçı ve ayakkabıcı…

DSC00965

DSC00966

DSC00967

DSC00968

DSC00969

DSC00970

DSC00971

Beypazarı 1930 v1.0. Beypazarı’nı 1930daki görüntüsü 3 boyutlu olarak modellenip bilgisayara yüklenmiş ve beyaz perdeye yansıtılmış. Nostaljik şehri bir joystick vasıtasıyla gezebiliyorsunuz

DSC00972

DSC00973

DSC00974

Müzeden çıkıyorum ve Beypazarı meydanlarını fotoğraflıyorum. Çarşıda nostaljik bir hava var

DSC00978

DSC00977

DSC00976

DSC00979

Mehmet amca fotoğraf çekerken beni izliyor, onu da görüntülüyorum.

DSC00980

Beypazarından ayrılıp Nallıhan’a doğru ilerlerken böyle birşeylerin altından geçiyorum, dönüp görüntülüyorum. Kendimi Half-Life oyununda hissettim.

DSC00983

DSC00981

DSC00982

Nasıl yani? İleride tabela da yok üstelik!

DSC00984

DSC00985

Yorulmadı ama kirli
DSC00988

Yolda bir kuşcenneticik ile karşılaşıyorum.

DSC00989

İşte kuşcenneticik.. Bayağı kuş var, fotoğrafta çıkmamış gerçi. Bu arada karşı dağların renkleri dikkatinizi çekti mi bilmiyorum. Foto-buket anlaşılacak kadar izin verecek mi onu da bilmiyorum. Dağlar burada denize paralel diyesim geliyor… :)

DSC00990

Yola devam ediyoruz

DSC00991

Nallıhan’a doğru toprak kırmızılaşıyor sanki…

DSC00993

DSC00994

DSC00995

Rotayı böyle yapmış tay ama bu sefer ben daha fazla daha fazla diyorum ve
Yolu daha da uzatmaya karar veriyoruz.

DSC00992

Ve Nallıhan görünüyor
DSC00996

DSC00997

DSC00999

Nallıhan’da Tayın karnını doyuruyor ve devam ediyoruz. Göynük’e doğru renk bir anda değişiyor yol çok keyifli hale geliyor, manzara ve virajlar…

DSC01000

DSC01002

DSC01003

DSC01004

DSC01006

DSC01007

DSC01008

DSC01009

Taraklı’yı geçtikten yaklaşık 10 km sonra solda bir çeşme görüyoruz, gölgesi de var, hemen duruyoruz.

DSC01010

DSC01011

Temizlenip paklanıyoruz.
DSC01014

Çeşmeden yolun görüntüsü.

DSC01013

Ali dede çıkıyor karşıma. Bahçesinden geliyormuş, köyüme gideceğim diyor. Bu arada bana kendi ağacından toplamış olduğu cevizlerden ikram ediyor. Oracıkta bir taş bulup kırıyor ve yiyiyorum. Benim gideceğim istikamette yolu, Tam beni de götür derken bir skuğtırla iki arkadaş geliyor çeşmeye, pompa soruyorlar. Arka lastiğe çivi girmiş, inmiş. Yanımda yok diyorum ama skuğtırın bu halde birkişiyi taşıyabileceğini farkediyorum. Adının Tahsin olduğunu öğrendiğim artçıyı ben alıyorum ve Taraklıya geri dönüyoruz onları bıraktıktan sonra çeşmeye dönüp yanındaki keser ile birlikte Ali dedeyi bindiriyorum yaklaşık 3 km gidiyoruz. İniyor köyünün yolunun sapağında. Giderken de bana diyor ki “ ben alışkınım daha önce bindiydim ama sen herkesi bindirme alışkın olmayabilirler kalpten tasiyondan giderler alimallah” diyor. Anlamıyorum önce. Tempoyu biraz yüksek mi tuttum ne? Bu bana ders oluyor…

DSC01015

Pamukovaya doğru ilerlerken objektifime takılan kareler..

DSC01016

DSC01017

DSC01018

Pamukova Osmaneli yolu çok kalabalık ve sevimsiz. İznik sapağına kadar. İznik sapağı sonrası ( kuzeyde olan) yol yine tepelere tırmanıyor dar, asfalt üzerinde zift var bununla birlikte anlam veremediğim bir tır trafiği. Ancak manzara çok güzel. İznik e varmadan önce adını öğrenemediğim bu göletin yanında duruyor ve fotoğraflıyorum…

DSC01020

DSC01021

DSC01022

İznik gölünün güneyinden ilerlerken karşıda güneş gözalıyor ama görüntü de bir okadar gözalıcı.
DSC01030

DSC01027

DSC01029

DSC01031

O kuş gibi olmak, güneşe uçmak….

DSC01032

Göl kıyısında..

DSC01033

DSC01035

İnzik sonrası gemlik ve otoban. Görükle sapağında güneş bize bu günlük el sallıyor ve ben de değerlendiriyorum…
DSC01044

Tay 1.5 günde 913 km yol yaptı ve çok kirlendi. İkimiz de çok mutlu bir şekilde eve geldik.
DSC01050

Bu yaptığımız rota:
rota

Bu yoldaşım Tay

DSC01048

Bu da fotoğrafları çeken sony walkman

Grnt0031

Ben cumartesi öğleden sonradan pazar akşamına kadar çok güzel vakit geçirdim. Bol fotoğraf çekmeye çalıştım.”

(23/06/2008)

Keyifli sürüşler

  1. #1 by cankeven on 16 Ağustos 2014 - 12:32

    Semihciğim çok güzel fotoğraflar ve yerler hoş vakit geçirmişsin oralara gitmesekte bende keyif aldım teşekkürler.

(yayınlanmayacak)